Cesur Pembe Kedi
Yelda Cavga
MüziÄŸin PeÅŸinde
“Çok düÅŸünen, çok sorgulayan, çok meraklı bir kedi. Cesur mu, cesur...” böyle baÅŸlıyor Cesur Pembe Kedi’nin varoluÅŸu.
Sıradışı bir kedi, sıradışı bir sergiye konu oluyor. DuyduÄŸu esrarengiz müziÄŸin peÅŸinden giden meraklı kedinin bir günü anlatılıyor tablolarda. KumaÅŸlara boyanmış resimlerle, bir dizi öykü aktarılıyor.
Yelda Cavga ile Sevda Cenap And Müzik Vakfı Genel Sekreteri Pınar Alpay Yüksel’in ortak projesi olan bu sergi, vakfın ders odalarının yeniden düzenlenmesi fikriyle oluÅŸtu. Yelda Cavga’nın ilk kiÅŸisel sergisi olan Cesur Pembe Kedi, 2018’in Ocak-Mart aylarında And Sanat’ta, Nisan ayında 35. Uluslararası Ankara Müzik Festivali kapsamında Bilkent Konser Salonu’nda, AÄŸustos ayında TAV Galeri Ankara'da; 2022 yılında BaÅŸkent Kültür Yolu Festivali kapsamında And Cafe'de sergilendi.
Bir çeÅŸit müzikli masal olan seri, özellikle küçük yaÅŸtaki kursiyerlerin ilgisini çekmek, araÅŸtırmaya ve öÄŸrenmeye teÅŸvik etmek için planlandı. Öykülerde masal ve efsane kahramanlarına rastlanırken, önemli bestecilerin eserleri de ipuçlarıyla bilmece tadında sunuluyor. Tablolar SCA Müzik Vakfı Koleksiyonunda yer alıyor.
​
(Öyküler Yelda Cavga tarafından yazılmıştır.)​​

Cesur Pembe Kedi
Çok düşünen, çok sorgulayan, çok meraklı bir kedi.
Cesur mu, cesur...
Cesareti tüm kediler gibi merakından kaynaklanıyor.
Belki de sıradan bir kedi, o. Tek farkı müziği tutkuyla sevmesi.
​
​​Yelda Cavga, 2018
KumaÅŸ üzerine karışık teknik​​​​​​​

Tutkulu Bir Müziksever
Pembe Kedi, kendini bildi bileli, her fırsatta müzik dinliyor.
Bahçede oynayabileceği güneşli günlerde bile, evde kalıp müzik dinlemeyi, hayaller kurmayı tercih ediyor.
​
​Yelda Cavga, 2018
KumaÅŸ üzerine karışık teknik

Nereden Geliyor Bu Müzik?
​
Pembe Kedi dikkat kesiliyor. Müziğin dışarıdan geldiğini anlıyor. Esrarengiz melodiyi yakından dinlemek için dayanılmaz bir istek duyuyor.
Ve pencereden dışarı süzülüyor...
Yelda Cavga, 2018
KumaÅŸ üzerine karışık teknik

Piano, Mezzo Piano, Forte
​
Bahçede bir süre merakla koşturuyor. Müziğin daha uzaktan geldiğini anlayarak çitten atlıyor. İleride, duvarın üzerinde üç kedi görüyor.
“Merhaba,” diyor. “Bu müzik nereden geliyor, biliyor musunuz?”
“Hangi müzik?” diyor gri kedi. Bir yandan da açık gri olana bakıyor şaşırarak. “Ben birşey duymuyorum,” diyor öbürü.
Pembe Kedi duyduğu müziği mırıldanıyor,
“♪♫♫♪ ... ♪♫♫♪... Böyle bir şey,” diyor.
“Ha, o mu?” diyor gri kedi.
“Ben griye ninni söylüyordum, biraz önce.
Bak, hemen uykuya daldı.”
“Evet, grinin sesi çok güzeldir,” diyor diğer gri kedi.
​
Pembe Kedi’nin kafası karışıyor.
“Hepsi gri değil mi?” diye düşünüyor giderken.
O hala uzaklardan gelen müziği duyuyor.
Yürürken düşünüyor bir yandan, “Grilerin tonları farklıydı. Tıpkı nüanslar gibi.
Uyuyana Piano, ninni söyleyene Mezzo Piano, diğerine de Forte demeli.”
​
Yelda Cavga, 2018
KumaÅŸ üzerine karışık teknik

Hayvanlar Karnavalı​
Şiddetli bir rüzgar çıkıyor. Pembe Kedi üzerine gelen toz bulutundan korunmak için kızıl ağacın altına saklanıyor. Rüzgar kesilince bir mırıltı duyuyor. Etrafına bakınıyor. Ağaçta, tam tepesinde, kocaman bir baykuş olduğunu görüyor. Baykuş yüksek sesle kitap okuyor.
​
Pembe Kedi müziği duyuyor yine, uzaklarda.
Tam baykuşa sormak üzere ağzını açtığında, onun çok kızgın göründüğünü fark edip vazgeçiyor. Parmak uçlarına basarak uzaklaşıyor.
​
“Hey, Pembe Kedi, selam vermeden geçip gidiyor musun?” diyen gür sesle irkiliyor.
“Şey, affedersiniz... Rahatsız etmek istememiştim... Kitap okuyorsunuz diye... Ne okuyorsunuz acaba?”
“Saçma birşey... Öyle saçma ki; kuğular, guguk kuşları, hatta tavuklar bile var. Bir sürü kuşu, hayvanı anlatıyor. Ama bizlerden hiç bahsetmiyor bile.”
“Aaaa, ne fena... Peki kedilerden bahsediyor mu? Bir de benim ismimi nereden biliyorsunuz, diyecektim. Daha önce karşılaştığımızı hatırlayamıyorum da.” “Kitapta kedilerden de bahsetmiyor. Ama açılışı ormanda yaşayan akrabalarınızla yapıyor. İsmini bilmek için de bilge olmaya gerek yok, Pembe Kedi,​
diyor alaycı bir gülüşle.​
“Peki,” diyor Pembe Kedi biraz küskünce. Son anda aklına geliyor, heyecanla ekliyor: “Peki, müziği duyuyor musunuz? Bu müzik nereden geliyor?”“Elbette müziği duyuyorum. Şu anda ‘Fosiller’i duyuyorum, mesela. Biraz önce de ‘Piyanistler’ çalıyordu.”​
Yelda Cavga, 2018
KumaÅŸ üzerine karışık teknik​

ÇocuÄŸun Büyülü Kornosu
Güneş batmak üzere. Pembe Kedi müziğini takip ediyor, hala aynı merakla. Biraz yorgun, ama mutlu. Vazgeçmediği, tutkusunun peşini bırakmadığı için kendisiyle gurur duyuyor.
Uzun çalıların arasından bir çocuk çıkıyor, köpeğiyle.
“Merhaba,” diyor Pembe Kedi. “Seni bir yerden tanıyor muyum? Hiç yabancı gelmedin.”
“Bilmem... Olabilir... Belki... Beni benzetirler çok kişiye.
Ben de bilmiyorum artık kim olduğumu ya da kime benzediğimi.”
Çocuğun melankolik hali Pembe Kedi’yi meraklandırıyor.
“Neden? Ne oldu ki?”
“Bu boruyu her üflediğimde, çevremdeki herşeyle birlikte değişiyorum. Çalmayı öğrenene kadar böyle olacakmış. Sonra eski halime dönebilecek, diğer şeyleri de istediklerime dönüştürebilecekmişim. Kornonun büyüsü bu. Görmek ister misin?”
​
“Teşekkür ederim. Pek sanmıyorum,” diyor Pembe Kedi. Koşar adımlarla uzaklaşıyor.
​
Yelda Cavga, 2018
KumaÅŸ üzerine karışık teknik

Uçan Hollandalı
​
Pembe Kedi bir göl kıyısına geldiğinde yağmur başlıyor. Gölün sakin suları yağmur damlalarıyla buluştukça bir harekettir gidiyor; sanki doğa dans ediyor. Pembe Kedi de kendi etrafında dönmeye, dans etmeye başlıyor.
“Bakıyorum çok mutlusun.”
Pembe Kedi irkiliyor. Geniş yaprakların arasındaki
kurbağayı görüyor. “Ah, evet mutluyum. Sen nasılsın?”
“Nasıl olabilirim? Müziği duymadın mı?”
“Evet... Evet... Bu soruyu duymak ne güzel. Bunun için buralara kadar geldim, ama herkes başka bir şeyden söz ediyor.”
“Demek bu korkunç müziği duydun.”
“Korkunç mu?” diyor Pembe Kedi, hayal kırıklığı içinde.
“Evet. Şuradan bir boru sesi geldi,” diyor kurbağa, Pembe Kedi’nin geldiği yönü işaret ediyor. “Ve etrafta bir gümbürtü, bir patırtı... Bir fırtına koptu...
Sonra bu acayip şeye dönüştüm... Halbuki yedi yıldır bekliyorum karaya çıkabilmek için. Bir lanetten kurtulmaya çalışırken bir başka lanete uğradım. Ben gemime nasıl döneceğim şimdi?”
“Aaaaa... Yoksa sen?”
“Evet... Ben Uçan Hollandalı’yım...”
​​​
Yelda Cavga, 2018
KumaÅŸ üzerine karışık teknik

NeÅŸeye Övgü
Pembe Kedi soluklanmak için bir ırmak kenarında duruyor. Yaprakları altın hareli, kocaman ağacı görünce neşeleniyor.
Koşturup, oynamaya başlıyor. Dökülen yaprakları inceliyor, havalara atıyor. Ve şarkı söylemeye başlıyor:
“Neşe, sen ey güzel! Tanrılar kıvılcımı,
Ey Tanrıça...
Yumuşak kanadının uçuştuğu yerlerde,
İnsanlar kardeş olur...
Yolunuzda neşeyle koşun kardeşler!
Zafere koşan bir kahramanın neşesiyle...
Kucaklaşın ey milyonlar! ...”
​
“Hişşşşşttt... Çok gürültü yapıyorsun.”
Pembe Kedi telaşla dönüyor, ağacın arkasından turuncu bir kedinin baktığını görüyor.
“Merhaba,” diyor. “Seni görmemiştim, kusura bakma. Bu ağacı, yaprakları görünce dayanamadım. Bu şarkıyı biliyor musun? Neyse boşver.
Asıl, müziği duyuyor musun? Söyle lütfen. Buralara kadar peşinden geldim.”
“Ne çok konuşuyorsun böyle. Duyuyorum, elbette. Sessiz olursan daha iyi duyacağım. Hem sen de duyacaksın; ağaçların, yaprakların, nehrin şarkısını. Dinle!”
​
Pembe Kedi durup dinliyor bir süre. O sadece rüzgarın uğultusu eşliğindeki uzaklardan gelen müziği duyuyor...
Kendisini neşenin hafifliğine bırakıp uzaklaşırken, aynı sesi işitiyor.
“Hişşşşştt... Sessiz ol...”
​
Yelda Cavga, 2018
KumaÅŸ üzerine karışık teknik​

Küçük Bir Gece MüziÄŸi ​
​
Pembe Kedi yorgun düşüyor. Bir ağacın dibinde kıvrılıp uyuyor, bir süre. Uyandığında kocaman dolunayın ışığıyla içi aydınlanıyor. Biraz ileride, pijamalarıyla merdivene tırmanan küçük bir kız çocuğu olduğunu fark ediyor. “Nereye gidiyorsun, küçük kız?” diye soruyor merakla.
​
“Aya gidiyorum, görmüyor musun? Her gece orada bir müzik duyuyorum. Sanki sürekli beni çağırıyor. Artık uyuyamıyorum. Gidip oradaki yaylı çalgılara katılmalıyım. Ben de onlar kadar iyi keman çalabilirim.”
​
Pembe Kedi nereye ulaştığı belli olmayan merdivene bakakalıyor.
​​
Yelda Cavga, 2018
KumaÅŸ üzerine karışık teknik​

Böyle Buyurdu Merlin
Gün ağarmak üzere. Pembe Kedi arayışına devam ediyor. Ama yorgunluğu biraz ümitsizliğe dönüşüyor. Bütün gün arayıp durdu. Bu müthiş müziği bulmak için sürekli yürüdü, ilerledi. Artık evden çok uzakta...
Şimdi sızlayan patilerinden başka hiçbir şey hissetmiyor. Ne düşünebiliyor, ne de müziği duyabiliyor. Öylece yürüyor.
​
“Hey, küçük kedi... Bu saatte yalnız başına ne yapıyorsun, buralarda?
Pek de mutsuz görünüyorsun. Ne oldu? Sana yardımcı olabilir miyiz?”
Pembe Kedi bu tiz sesle irkiliyor. Etrafını araştırıyor. İki güzel papağanın gözlerini dikmiş baktığını görüyor. Aniden içinde bir ümit kıvılcımı parıldıyor.
​
“Merhaba,” diyor Pembe Kedi. “Mutsuz değilim aslında. Sadece biraz yoruldum. Çok güzel bir müzik duydum. Bütün gün nereden geldiğini bulmak için arayıp durdum. Rastladığım herkese sordum. Ama herkes farklı bir şeylerden söz etti bana. Buralara kadar geldim. Artık onu bulabileceğimden bile emin değilim. Müziği duyamıyorum artık.”
​
“Dur bir dakika. Ümitsizlik yakışmıyor sana. Sen ne aradığını bilen, arayışını tutkuyla sürdüren, kararlı birine benziyorsun.
Yoluna devam etmelisin,” diyor kırmızı kuş.
​
“Evet... Sen kararlı ve cesur bir kedisin. Devam etmelisin, bulana kadar,” diye onaylıyor diğeri.
​
“Hem biliyor musun? Gerçek, aşkta gizlidir. Aşk her şey demektir, aşık olunduğunda. Gerisi de yoktur zaten...”
“Evet, gerisi de yoktur.”​
“Ve aslında bütün mesele de budur hayata dair...”
“Evet, bütün mesele budur.”
“Böyle der, Bilge Merlin.”
“Evet, evet. Böyle der,” papağanlar sırayla konuşup duruyorlar.
​
​Pembe Kedi doğruluyor. Uzaklardan müziğin sesini duyuyor yine. Bütün yorgunluğu geçiveriyor. Kırmızı kuşlara teşekkür edip ayrılıyor. Yeni doğan güneşin ışıklarıyla tüyleri parıldıyor, pembe pembe.
Yola koyuluyor yeniden. “Bilge Merlin de kim acaba?” diye düşünüyor.
Yelda Cavga, 2018
KumaÅŸ üzerine karışık teknik

MüziÄŸin PeÅŸinde​
​
Yelda Cavga, 2018
Patlak timpani derisi üzerine karışık teknik