Orchestra Monsters
Yelda Cavga
Bu korkunç ve sevimli müzisyenlerden oluşan "Orchestra Monsters" sergisi, Bilkent Senfoni Orkestrası'nın 2019-20 sezonunda gerçekleştirdiği Cadılar Bayramı Konseri fikriyle ortaya çıktı ve ilk kez 2019 yılında Bilkent Konser Salonu’nda sergilendi.
Cadılar Bayramı günümüzde Batılı ülkeler tarafından kutlanıyor olsa da eski dönemlerde pek çok kültürde farklı isimler, benzer ritüellerle yaşanmış. Tanrılara, atalara saygı niteliğindeki kurban törenleriyle başlayan gelenek; mezarlara çiçekler, yiyecekler bırakma şeklinde ölüleri anma gününe dönüşmüş. İnsanlar ölümü korkutmak, kendilerinden uzak tutmak amacıyla kostüm ve makyajlarla ürkütücü görünmeye çalışmışlar. Cadılar Bayramı zamanla eğlenceli bir festivale dönüşmüş. Ancak kökeninde insanın varoluşsal en temel sorunu ölüm düşüncesi bulunuyor. Bana göre; ölüm korkusu aslında tümüyle yok olma, unutulma kaygısı... Ölümsüzlüğe ulaşmamıza ise birkaç adım daha var. O güne kadar kimilerimiz soyunu geleceğe taşıma, kimilerimizse eserleriyle ölümsüzleşme çabasında.
Orchestra Monsters kadrosu, yeni tablolar ve karakterlerin eklenmesiyle genişlemeye devam ediyor.
(Öyküler Yelda Cavga tarafından yazılmıştır.)

Müzik direktörü genellikle orkestra şefi olur. Birçoğu da aynı zamanda bestecidir ve kendi eserlerini sıkça seslendirme eğilimindedirler. Müzisyenler arasında şöyle sevilirler:
“En iyi şef ölü şeftir” veyahut “En iyi besteci ölü bestecidir”.
Yelda Cavga

Soprano Mary’nin o gün provası yoktu. Öğleye doğru gelen haberle fena halde canı sıkıldı. Müzik direktörünün yeni prodüksiyonunda başrol almayı bekliyordu. Ama öyle olmamış, başrol rakibine verilmişti. Mary bozguna uğradı. Öğleden sonra arkadaşlarının mekanına gitti ve kokteyli fazla kaçırdı. Erkek arkadaşı Jack ile buluşacağı aklından uçup gitti. Bu unutuş kedisi Sırıtkan’ın çok işine geldi. Çünkü Jack’ten hiç hoşlanmıyor, onu görünce tüyleri diken diken oluyor.
Yelda Cavga

Kontrbasçı Jack, konser sonrası kız arkadaşıyla buluşacaktı. Ama Mary hiç gelmedi. İyimser Jack, onun geciktiğini düşünüyor ve hala bekliyor. Jack de çiçekleri de soldu.
Yelda Cavga

Adam içinde çello bulunan bir odaya asla giremiyordu. Daha da kötüsü bir keresinde içinde çello bulunan bir odaya girmiş, ama bir banker ona gelip de çıkmasını söyleyene dek içeride kalmıştı. Dahası adam kekemeydi de. Ama konuşurken değil, yalnızca yazarken. Bu özürü onu öylesine üzüyordu ki, bir keresinde kafasına yumurtalı bir krep dolayıp intihara bile kalkışmıştı.
Woody Allen'dan alıntı

Cazcı Bernard insanlardan pek hazzetmezdi, özellikle de klasik müzikçileri hiç sevmezdi. Kediler, köpekler, atlar, tavşanlar, gelinciklerden oluşan onlarca hayvanıyla aileden kalma geniş çiftliğinde yaşıyordu. Çok iyi bir müzisyendi; zaman zaman orkestralara saksafon çalması için davet edilirdi. Müziği de pek sevmezdi aslında. Sevdiği şeylerin sayısı oldukça sınırlıydı galiba. Hayvanlardan oluşan ailesini çok sevdiğini söylemişti bir gün bana. Ondan hiç borç istemiyorlarmış.
Yelda Cavga

Gitarcı Pepe yalnız kalmayı hiç sevmiyordu. Tek başına hiçbir şey yapmak istemiyor, yalnız kalmaktan deli gibi korkuyordu. Yanlış enstrüman seçmişti, o orkestrada çalmak istiyordu. Ama gitarın da bulunduğu çok az senfonik eser olduğundan nadiren orkestrada çalabiliyordu. O da her hafta farklı partileri çalışıp şefi çalabileceğine ikna etmeye çalışıyordu.
Yelda Cavga

Orkestranın solo trompetçisi Silvia yılda birkaç kez farklı orkestralarla solist olarak konserler veriyor. Silvia’nın zengin fanatik bir hayranı var, onu tüm dünyada takip ediyor. Konserlerini birinci sıradan izliyor, elindeki partisyondan notaları takip ediyor. Ama aslında nota okuyamıyor ve genellikle elinde yanlış partisyon oluyor.
Yelda Cavga

Maria cana yakın kişiliği ve yetenekleriyle müzik camiasında çok sevilen bir insan. Enerjik yapısı, yeniliğe olan tutkusuyla pek çok alanda başarı gösteriyor. Orkestra ve oda müziği konserlerinin yanı sıra seramik sergileri açıyor, dans gösterilerine katılıyor. Son zamanlardaki hobisi ise pastacılık. Orkestraya davet edilen misafir şeflere süslü kurabiyeler hediye ediyor. Tabi ki sadece beğendiklerine.
Öykü: Ela Zeynep Çıngı

Ludwig, çocukluğundan beri sıradan insanlara, çalgısı trompet ile trampet arasındaki farkı anlatıp durdu. Bundan öylesine sıkıldı ki artık trompet çaldığından hiç söz etmiyor. Sorulduğunda büyük bir gururla sadece müzisyen olduğunu söylüyor.
Öykü: Ela Zeynep Çıngı

Sally, elektronik keman çalmaya bayılıyor ve orkestra işlerinden fırsat buldukça alternatif müzik yaptığı konser turnelerine çıkıyor. Bu tür konserlerde Pink ismini kullanan Sally, pembeyi eksik etmediği çılgın kıyafetleriyle de dikkat çekiyor. Son turnesinde bavulu kaybolduğu için aceleyle alınmış bu kıyafetlerden pek de memnun görünmüyor.
Öykü: Ela Zeynep Çıngı

Margaret, Barok müzikte uzmanlaştı. Ancak bugün, tüm zamanlara ilgi duyuyor. Geçmiş, bugün ve gelecek...
Seçim yapmak lazım mı? Bir konuya odaklanmak, uzmanlaşmak gerekli mi? Yoksa büyük resmi algılamaya çalışmak daha mı doğru? Kafası biraz karışık.
Yelda Cavga

Clara duyduğu her türlü sesi flütüyle çalmaya çalışıyor. Takıntısı nedeniyle kuş gözlemciliğine başladı. Güvercin, karga, baykuş, kırlangıç, cikcik... Kuğu, serçe, bıldırcın, cikcik... Telefon sinyali, atmaca, kilise çanı, cikcik... Saksağan, kapı zili, cikcik... Ördek, havaalanı anonsu, cikcik... Megafon, cikcik... Asansör sesi, cikcik... Rüzgar, deniz dalgası, cikcik... Cik, cik, cik...
Yelda Cavga

Viyolacılar eğitimlerine genellikle kemancı olarak başlar. Thomas da onlardan biri. O, uzun yıllardır senfoni orkestrasının viyola grup şefi ve konservatuvarda sevilen bir hoca. Ama kimsenin kendisinden daha iyi olmasına tahammülü yok. O yüzden “bazı” şeyleri sadece kendisine saklıyor. Kedisinin ruhu da onlardan biri
Yelda Cavga

Ursula orkestranın başkemancısı ve viyolacı Thomas’ın sevgili eşi. Koskoca orkestraya başarıyla liderlik ediyor. Leopar desenini de pek seviyor. Neden acaba ya da ne alaka?
Yelda Cavga

Patlak trampet derisi üzerinde salınan seyirci










Totem
Yelda Cavga, 2022
70 x 100 cm
Tuval üzerine karışık teknik